.

.
.
Emin Çizmeci Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Emin Çizmeci Yazıları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2014 Pazar

Bir Nefeste DÜNYA TARİHİ - Emma Marriott (Emin M. Çizmeci, 15 Haziran 2014)


Bir Nefeste DÜNYA TARİHİ (Emma Marriott) 


M.Ö. 3500’den 1945’e uzanan bir süreç 200 sahifede nasıl anlatılır?


Emma Marriott arkasındaki dokuz kişilik ekiple bunu harika bir şekilde başarmış. Tarafsız, anlaşılır, kültürlere ve dinlere eşit mesafede durarak. En önemlisi de Batı/Avrupa ağırlıklı bir tarih yazımı yerine, dünyanın tüm diğer ülke, medeniyet, tarihi kişiliklerine yeterince yer vererek öne çıkmalarını sağlamış. Avrupa kadar kara Afrika, Okyanusya, Orta Asya, Türkler, Güney Amerika Medeniyetleri… kitapta yer bulmuşlar. Dikkatlice okunduğunda insanlık tarihinin dönüm noktaları, olayların birbirleri ile ilişkileri, çok önemli tarihsel sonuçları anlanması sağlanıyor.


Bazı örnekler verecek olursak;Aydınlanmanın (17.yy) Fransız ve Amerikan devrimlerinin temelini teşkil ettiği, keşiflerin(16.yy) temel hareket noktasının Osmanlı’nın yayılması ile tıkanan eski ticaret yollarına alternatif yeni yollar bulunmasına yönelik olduğu,İspanyol istilası ile Amerika’da yerli nüfus kırılınca (MS 1500) çalıştırılmak üzere Afrika kölelerinin getirilmesi ile köle ticaretinin başlaması,


Eski imparatorluk güçlerinin (İngiltere, Avusturya Macaristan, Osmanlı…) dağılırken de epey mücadele edip savaştıkları ama toprak kaybından kurtulamadıkları,


Osmanlının gerileme nedenlerinden birisinin de Avusturya-Macaristan ve Rusya İmparatorluklarının önemli güç olarak gelişmelerinin neden olduğu,


Medeniyetlerin büyük nehir kenar ve havzalarında oluştukları, bu duruma Girit Adasındaki Minos medeniyetinin uymadığı,


Zerdüştlüğün (M.Ö. 600) İslam, Yahudi ve Hristiyanlık gibi tek tanrılı dinler üzerinde önemli etkiler yarattığı,6000 kilometrelik ipek yolunun Moğollar sayesinde güvenliğinin sağlandığı, bunun da yakıp yıkan Moğolların bir katkısı sayılabileceği,


Budizm’in Hindistan’da kast sistemini kabul etmediği için tutunamayıp, yerini Hinduizm’e bıraktığı, Budizm’imin de kuzeye ve doğuya kaydığı,


Roma imparatorluğunun bölünme nedeninin; doğu romanın köklerinde Yunan felsefesi ve dilinin, Batı Roma’nın köklerinde ise Roma hukuku ve Latincenin yer almasının yattığını,


Adı fazla anılmayan, çok farklı coğrafyalarda da imparatorlukların hüküm sürdükleri;


Mali imparatorluğu, Fas Berberi Hanedanlığı, Zimbabve ve Swahili Sahili devleti, Aksum (Habeşistan), Zulu (Doğu Afrika), Aborjinler (Avusturalya), Maorı (Yeni Zelanda) gibi,Mücadelelerin liderleri doğurdu. (M.K.Atatürk, Simon Bolivar, Jose de San Martin, Gandi…)


Devletler amaçları doğrultusunda diğer devletlere destek verme eğilimleri olduğu; Amerikan bağımsızlık savaşında İngilizlere karşı Fransız desteği, Anadolu kurtuluş savaşında Rusya desteği…


1914’de Japonların Rusya’yı yenmesi Rus devriminin nedenlerinden birisi olması…


Gibi önemli sonuçlar kitabın satır aralarında gizlenmiş olarak durmakta. 


Emin M. Çizmeci (15 Haziran 2014)



21 Şubat 2014 Cuma

Okumanın Tarihi - Alberto Manguel (Emin Çizmeci, 21 Şubat 2014)



OKUMANIN TARİHİ

Yazarı:  Alberto Manguel
Çeviri :  Füsun Elioğlu
Yayınevi: Yapı Kredi Yayınları


Kadıköy Düşünce Platformu-Kitap bloğu takipçilerinin özellikle okumaları gereken bir kitap.
Ünlü yazar Borges'e körlük yaşadığı dönemlerde, on altı yaşında kitap okuyuculuğu yapan yazar, uzun ve verimli yıllar sonrası ulaştığı yerin güzel bir örneğini bizimle paylaşmış.
Kitap Gustave Flaubert’in bir sözü ile başlıyor, “YAŞAMAK İÇİN OKUYUN.”
Neler yok ki bu kitapta; “Sessiz kalmak için okuyun” öğüdünden tutun da, Cervantes’in okuma sevgisi ile sokakta bulduğu kırpık kağıtları bile okuduğuna, neyi okuyacağımıza kendimizin karar vermemiz gerektiğine, sesli ve sessiz okuma süreçlerine, Latincenin 16. yy ortalarına kadar bürokrasinin, din işlerinin ve bilimin dili iken, ana dillerin 16. yy’dan itibaren başlayan etki artışları ile sürece dahil olmaya başlamalarına, okumayı öğrenmenin okur-yazar bir toplumda bir tür üyeliğe kabul töreni olduğuna, kitap malzemelerinin değişim sürecine (kil tablet, papirüs, parşömen, kağıt, bilgisayar), nerelerde okunması gerektiğine (açık havada, tuvalette…), iyi yatak ve kitapların 12. yy’da zenginlik göstergesi olduğuna, Francis Bacon’ın “ kimi kitapların tadına bakılır, diğerleri yutulur, pek azı da iyice çiğnenerek sindirilir” deyişine, günümüz iç mimarlarının odalara raflar dolusu kitap koymaları ya da kütüphane etkisi yaratan duvar kağıdı önererek, mekana seçkin bir hava kazandırmaya çalışmalarına, kitap hırsızlıklarına, okuma yasaklarında nelerin yaşandığına. ABD’de zenciler konulan okuma yasaklarına, Nazi kitap kıyımına, diktatör Pinoche’nin Don Quijote romanını bireysel özgürlüğe davetiye ve geleneksel otoriteye başkaldırı gerekçesiyle yasaklamasına, okuma gözlüğünün 1300’larda İtalya’da bulunduğuna kadar daha neler neler.
Tanıtım yazımı MÖ 4. yy’da edilmiş bir sözle tamamlayayım. “OKUMA BİLENLER İKİ MİSLİ GÖRÜRLER.”
İyi okumalar, iyi görüşler.

Emin M. Çizmeci (21 şubat 2014)